>

Dolgu

Dermal Dolgu

Yüzümüzün alt yarısında yaşla beraber hacim kaybı ve gevşeme belirginleşmeye başlar. Bu hacim kaybı ve gevşeme dolgu uygulamaları ile giderilmeye çalışılır. Dolgu uygulamaları ile çeşitli dolgu maddelerinin deri altına enjekte edilerek bu bölgedeki statik çizgilerin (hareketsiz vaziyetteyken oluşan çizgiler) kaybedilmesi, hacim kazandırma ve sıkılaştırma amaçlanır. Aynı zamanda bazı yapısal yüz asimetrilerinin giderilmesinde, deri seviyesindeki veya deriden çökük (atrofik) izlerin kaybedilmesinde, daha önce geçirilen ameliyatlar sonrası oluşan defektlerin giderilmesinde de başarıyla kullanılabilmektedir.
 
Dolgu uygulamalarında etkinin devamı için doğru madde kullanımı, uygun enjeksiyon tekniği, uygulama derinliğinin iyi ayarlanması, doğru hasta seçimi önemli kriterlerdir.
 
Dolgu uygulamalarında en çok kullanılan maddeler, laboratuvar şartlarında elde edilen hyalüronik asit deriveleri ve biyosentetik polimerlerdir. Hyalüronik asit vücudumuzdaki bağ dokunun en önemli üyelerinden biri olup önemli miktardaki su tutma kapasitesiyle derimizi alttan destekler. Yaşlanma ile miktarı azaldıkça yüzümüzde hacim kaybı oluşur, statik kırışıklık çizgileri belirmeye başlar. Hyalüronik asit dolgu uygulamaları ile bu kaybedilen hacim yeniden kazandırılmaya çalışılır. Biyosentetik polimerlerden biri olan kalsiyum hidroksiapatit, dişimizde ve kemiğimizde bulunan mineral yapıdaki maddeyle aynıdır. Aynı amaçla uygulanabilmektedir.
 
Dolgu uygulamalarında etki uygulama esnasında başlamakla beraber maddelerin su tutma kapasitelerinden ötürü zaman içerisinde artar. 8 ay ila 2 yıl arası yapılan maddeye ve uygulanan yere göre etki süresi değişir.
 
Kullanım Alanları;
 
  • Kaş arası bölge (glabella)
  • Göz altı bölgesi (tear through)
  • Alın çizgileri
  • Burun sırtı ve ucu
  • Yanak bölgesi
  • Çene bölgesi
  • Dudaklar
  • Burun yanlarından ağız köşelerine inen katlantılar (nazolabiyal katlantılar)
  • Ağız köşelerinden çeneye inen çizgiler (marionette çizgileri)
  • Çökük yara izleri, sivilce izleri
  • Boyun bölgesi çizgileri
 
İşlem dolgu yapılacak bölge veya bölgelerin makyaj malzemelerinden arındırıldıktan sonra antiseptik solüsyonlarla temizlenmesi ile başlar. Temizleme işleminden sonra ilgili bölge lokal anestezik krem sürülüp 20-30 dakika civarı beklenerek uyuşturulur veya o bölgeye ve bölgenin sinirine lokal anestezik madde enjekte edilerek de kısa sürede anestezi sağlanabilir. Sonrasında yeniden antiseptik madde madde uygulanıp bölge tekrar temizlenir ve dolgu enjeksiyonlarına başlanır. Çeşitli tekniklerde ve derinliklerde enjeksiyonlar yapılarak işlem sonlandırılır. İşlem sonrası bir miktar masaj yapılarak dolgu maddesinin tam olarak dağıtılması sağlanır. Artan dolgu maddesi olmuşsa kalan miktar ortalama 4 ay civarı saklanıp kontrollerde uygulanabilmektedir. İşlemin hemen sonrasında kırışıklıklarda azalma-kaybolma, hacim etkisi, sıkılaşma fark edilebilir. Zamanla o bölgedeki yapılanma devam ederek etkide artış izlenebilir.
 
Dolgu enjeksiyonları ihtiyaca göre botulinum toksin enjeksiyonları, çeşitli lazer uygulamaları, kimyasal soyma işlemleri gibi kozmetik uygulamalarla uygulamanın tipine göre aynı veya farklı seanslarda rahatlıkla kombine edilebilir.
 
Dolgu uygulamaları gebelik ve emzirme döneminde, uygulama bölgesinde var olan bir enfeksiyon varlığında, vücudunda bilinen keloid veya hipertrofik skatrisi (normal olmayan şekilde deriden kabarık ve kaba şekilde iyileşmiş sert kıvamlı izler) olanlarda, genetik veya uzun süreli kortizon kullanımına bağlı oluşan deri hastalıkları varlığında, dolgu ürünlerine karşı bilinen alerjisi olanlarda, kanama bozukluğu hastalığı olanlarda, gerçek dışı beklentileri olan hastalarda uygulanmaz.
 
Dolgu uygulamaları minimal invaziv kozmetik girişimsel işlemler içerisinde belki de en çok ve en önemli komplikasyonlara neden olan uygulamalardır. Geçici olarak görülen kızarıklık, şişme ve hassasiyet işlemin rutinin var olan belirtilerdir, genellikle komplikasyon olarak kabul edilmez. Bunların dışında yaygın morluk oluşumu, görünür halde veya dokununca hissedilebilen dolgu kitleleri, asimetri, fazla miktarda dolgulama, dolgunun çok yüzeysel uygulanmasına bağlı mavimsi görünüm, ciddi kızarıklık ve ödem, enfeksiyon oluşumu, ilgili bölgenin damarının tıkanması veya akımının engellenmesine bağlı beslenme bozukluğu - deride nekroz (doku ölümü), göze giden damarlara yapılan hatalı enjeksiyon sonrası körlük, iz oluşumu gibi ciddi komplikasyonlar oluşabilir. İstenen sonuçları elde etmek ve komplikasyon riskini en aza indirmek için dolgu uygulamalarının ileri derecede anatomi bilgisi olan, alanında uzman tecrübeli hekimlerce uygun dolgu ürünleri kullanılarak yapılması gerekmektedir.
 
Daha detaylı bilgi ve fiyat bilgisi için kliniğimizden randevu alabilirsiniz.
 

Dolgu uygulamaları ile çeşitli dolgu maddelerinin deri altına enjekte edilerek bu bölgedeki statik çizgilerin (hareketsiz vaziyetteyken oluşan çizgiler) kaybedilmesi, hacim kazandırma ve sıkılaştırma amaçlanır.